dugme

29 Eylül 2011 Perşembe

BESLENMENİZİ DEĞİŞTİRİN BESLENME YÖNTEMLERİ


Meyve, sebze ve tahıllar hem enerji açısından hem de bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olduklarından çok önemlidir.Bu besinlerin çoğu yağdan fakir, liften zengindir ve çok faydalıdır.
 
Romatizma hastalıklarından olan romatoid artirit, eklemlerin etrafının ağrı ve işlev görememeye sebep olacak şekilde iltihaplandığı kronik bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi hücreleri bu kronik enflamasyon sürecinde önemli bir rol oynadığından dolayı romatoid artirit genellikle otoimmün hastalık olarak sınıflandırılır.
Romatizma tek bir hastalık değildir, 200’e yakın hastalık bu sınıfına girer. Eklem romatizmaları olarak romatoid artirit, osteoartrit, yumuşak doku romatizmalarında ise fibromiyalji, boyun ağrısı, bel ağrısı en sık görülenleridir.
Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Kalıtsal özellikler bazılarında önem taşır. Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık ya da damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenler romatizma hastalıklarını etkileyebilir.

Beslenmenizi değiştirin
Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık çok uzun süre devam edebilir. Bu yüzden tedavide ilaçlar ve düzenli hekim kontrolü ihmal edilmemelidir. Yapılan tedaviler hastalığı tamamen yok etmese dahi günlük yaşamınızın ağrısız ve rahat olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Romatoid artirit ağrıları (RA) ile hastalık belirtileri ilk başta belirip kaybolsa da devreler halinde yenilenir ve zamanla sürekli hale gelir. Zaman içinde eklemler deforme olabilir ve hareket edemez hale gelebilir. Ciddi ağrıya neden olmasına ek olarak RA, önemli derecede sakatlığa neden olur ve normal yaşamı engeller.
Beslenmede yapılacak değişiklikler ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir ve RA ile ilişkilendirilen sakatlıkların çoğunu önleyebilir.
Artritli hastalarda eklem şişliği, ağrı ve tutukluğu nedeniyle yemek hazırlamak sorun olabilir. İlaçları iştahı azaltabilir, mide rahatsızlığı yapabilir. Ağrı ve depresyon nedeniyle iştah ve yeme alışkanlıkları bozulabilir. Bütün bunlara rağmen sağlıklı bir diyet için çaba sarfedilmelidir.
Artritli hastaların çoğunda yüksek tansiyon ve kalp hastalığı gibi eşlik eden sağlık sorunları bulunur. Diyette kolesterol ve yağların azaltılması bu hastalıkların kontrolünü ve önlenmesini sağlayacaktır.
Meyve, sebze ve tahıllar hem enerji açısından hem de bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olduklarından çok önemlidir. Önemli bir vitamin-mineral kaynağı olan bu besinlerin çoğu yağdan fakir, liften zengindir ve çok faydalıdır.
Şekerler ne kadar besinlere tat katsa da kalorisi yüksek olduğundan kilo almaya neden olabilir. Tuz ise su tutucu bir maddedir. Özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kısıtlanması önerilir.
Bunlara daha az yer verin
Eğer alerjiden şüpheleniliyorsa veya varlığı onaylandıysa süt ürünleri ve buğday,Et, özellikle çok yağlı parçalar,
Kısmen hidrojene yağlar dahil olmak üzere doymuş yağ.
Okur sorusu:
Hiyalüronik asit ile ilgili bazı bilgiler duyuyorum ancak vücudumuzda eksikliği oluyor mu? Cilt sağlığı için faydalı mı? Besinlerle vücuda sağlamak mümkün mü?
Hiyalüronik asit, vücudumuzdaki tüm bağlayıcı dokularla eklemlerin içinde doğal olarak bulunur. Zamanla yaşlanmaya bağlı olarak ya da kimyasal maddeler ve güneş ışığı gibi çevresel faktörlerin etkisiyle azalabilir. Bu da ciltte kırışıklıklar, saç dökülmesi, görme bozukluğu, osteoartrit ve eklem problemlemlerine neden olabilir. Bulunduğu dokuya esneklik ve sağlamlık verir, su tutma kapasitesine sahip temel bir maddedir. Vücudumuzda en çok deride (yüzde 60), kas, göz ve eklemlerde bulunur.
Yara iyileşmesinin ilk safhalarında hiyalüronik asitin hızlı üretimi çok önemlidir. Hiyalüronik asit hücrelerin yenilenmesini uyarır. İyileşmeyi hızlandırır ve yaranın kapanmasını sağlar. Ameliyat veya travmadan sonraki ilk birkaç gün ağızdan yeterli miktarlarda glukozamin verilmesinin yaradaki hiyalüronik asit üretimini artırdığı ve daha hızlı iyileşmeyi desteklediği, muhtemelen yaralanmaya ilişkin komplikasyonları azalttığı yönünde çeşitli araştırmalar var. Günümüzde, birçok madde bu amaç için kullanılmaktadır. Ancak besinlerle böyle bir sonuç almak mümkün değildir, daha detaylı bilgi için cilt doktorunuzla görüşmenizi tavsiye ederim.
Beslenmede  artırmanız gerekenler
Omega 3 yağ asitleri için somon, ton, ringa, uskumru, gibi soğuk su balığı tüketin. Bazı hastalarda uzun süreli “omega-3” yağ asidi içeren balık yağları ile beslenme eklem tutukluğunda hafif bir düzelme yapmıştır. Yağlı balık tüketimiyle artritteki inflamasyon yani iltihabın azaltılabileceği düşünülmektedir. D vitamini için somon, ton, karides, ayçekirdeği, yumurta ve (eğer süt ürünlerine karşı bir alerji mevcut değilse) D vitamini açısından zenginleştirilmiş süt ürünleri önemlidir. Organik yetiştirilmiş meyve ve sebzeleri tercih edin. Sızma zeytinyağ kullanın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder